« Önceki |

10/7/2007

SÖYLEDİĞİN LAFTAN KORKMA KORKTUĞUN LAFI SÖYLEME

ALLAHSIZ OSMAN

İstanbul'da 1800'lü yıllar... O zamanın ünlü kabadayılarından Ustura Kemal ve arkadaşları, Karacaahmet Mezarlığı'nın karşısında bi evin bahçesinde çilingir sofrası kurmuşlar. İçki masası muhabbeti tüm hızıyla devam ederken laf dönüp dolaşıp mezarlık ve ölü konusuna gelmiş. İçinde zırnık Allah korkusu ve vicdan bulunmadığını iddia ettiği için lakabı Allahsız Osman olan bir kabadayı, "Ulan ölü ne ki be?! Sen sağ olanlardan kork, ölüden kimseye zarar gelmez" demiş. Ustura Kemal da muhabbeti koyulaştırmak için, "Ulan Osman, madem ölüden korkmuyosun, gel şunu iyiden iyiye ispatla bize" diye dalga geçmiş.

Allahsız Osman bunu nasıl yapacağını sorunca, Ustura Kemal, "Aha şu karşıdaki Karacaahmet mezarlığını görüyosun. Madem Allah'a inanmaz ve ölüden korkmazsın, bu gece 12'de mezarlığa girip sana vereceğimiz kazığı mezarlığa içinde bi yere çak. Sabah biz gidip, kazığın orada olup olmadığına bakarız. Eğer orada bi kazık varsa seni takdir ederiz" demiş. Allahsız Osman aslında, gece mezarlığa girmek bi yana, yanından geçerken bile türkü söyleyen bi adammış. Ama yiğitliğe leke süremeyeceğinden, "Peki ama siz de benimle gece gelip, mezarlık çıkışında bekleyeceksiniz" demiş. Zaten bu konuşmalar akşam saatlerinde yapılıyomuş, gece yarısı kalkıp Karacaahmet Mezarlığı'na gitmişler.

Osman, gece karanlığında mezarlığın büyük kapısından içeri girmiş. Herkesin Allahsız Osman olarak bildiği o cesur (!) kabadayı, mezarlığın içinde salavatlar getirerek bi elinde kazık, bi elinde çekiç ilerlemiş. Bi mezarın yanına geldiğinde alelacele eğilip kazığı yere çakmış. Korktuğu için de hemen or'dan uzaklaşmak istemiş. Ama bi'şey, giydiği setrenin, (o zamanlar erkeklerin giydiği uzunca eteği olan bi tür giysi) ucundan tutmuş. Allahsız Osman vargücüyle, "İmdaaat! Ulan yardım edin. Ölü beni tutuyooo" diye feryat etmiş ama kendinden epey uzakta olan arkadaşlarına sesini duyuramamış. Bağıra çağıra mezarın üzerine yığılıp, kalp krizinden oracıkta ruhunu teslim etmiş.

Uzunca bir süredir mezarlığın dışında bekleyen arkadaşları, Allahsız Osman'ın kendilerine oyun oynayıp, mezarlığın öteki kapısından çıktığını düşünüp dağılmışlar. Ertesi sabah ise, Ustura Kemal ve arkadaşları kazığın çakılı olup olmadığına kontrol için Karacaahmet Mezarlığı'na gelmiş. Bi bakmışlar ki, Allahsız Osman, kazıkla beraber setresinin ucunu toprağa çakmış durumda, bi mezarın üzerinde cansız yatıyomuş.

23/2/2007

DÖNÜŞÜ OLMAYAN HAYAT DENİLEN BU UZUN YOLUN SONUNDA KEŞKE DEMEMEK

 

İşte bu Benim

22/2/2007

YAVRU KEDİLERLE OYNAMAK STRESE SIKINTIYA DEPRESYONA KİŞİLİK SORU

22/2/2007

HAYVANLARI TANIMAK BİLGELİK İSTER

9/2/2007

Herseyde bir ders vardır

 

 

Merhaba değerli olta tutkunları strese , sıkıntıya ve depresyona birebir gelen balık tutma hastalığı bende küçük yaşlarda başladı. Türkiye’nin birçok ilinde iş veya tail amacıyla kaldım. Gittiğim her yerde başkaları kendisine en yakın Telefon kulubesini , bankamatiği veya marketi ararken ben oltamı alıp su kenarı aramaya çıkardım. Gel zaman git zaman bir gün yine bir su kenarında olta sallarken oradan gecen bir amca kızıyla beraber durup nasıl balık tuttuğumu izliyordu. O sırada oltama bir balık takıldığını hissettim merakla hangi balık takıldığını beklerken sonun da göründü bu bir balon balığıydı. Bunu gören küçük kız babasına sorar;

K – Baba ne balığı bu

B – Balon balığı yavrum

K – Balonmu

B – Evet kızım balon

K- Ama baba bu balığa benziyor

 

Baba kızına balon balığını anlata dursun ben size balığın özelliklerini anlatayım.

Balon Balığı; tehlikelere karşı kandini savunmak için açık yeşil derisini şişirerek kendisini olduğundan daha büyük gösterir. Açık yeşil derisi zehirlidir. İki alt iki üst çenesinde olma 4 tane dişi olan bu balığın görünüşü minyatür bir balinayı andırır. Bu balığı denizlerde 60 metre derinlikte kumlu kısımlarda bulabilirsiniz.

 

Buradan anlaşılacağı gibi düşmanlarınızın karşısında güçsüz olsanız dahi güçlü görünmek her zaman için size gelebilecek zararları en aza indirger.